|

|
“Kürk
giymiyorum ama tanıtıyorum” denebilir mi?
6 Aralık
2008
Yurtdışında mankenler
kürk giymemek için birleşirken, bizde Şebnem Schaefer’in yaptığı
“profesyonellik”le açıklanamaz
Manken Şebnem Schaefer geçtiğimiz
hafta bir mağazanın açılışında 110 bin dolarlık bir kürk giymiş.
Günaydın’ın haberine göre, soranlara da “Bu hayatımda giydiğim
ilk gerçek kürk. Özel hayatımda asla kürk giymem ama son derece
profesyonelim. Bu benim işim; geldim, tanıtımını yaptım” demiş.
Yıllardır mankenler öyle ya da böyle “Biz sadece askı değiliz”i
ispat etmeye çalışırken Schaefer’in bakış açısı insana tekrar bu
soruyu sordurtuyor. Manken sadece askı mıdır? Yoksa mankenin
ideolojik
veya
insani yanını işinde de görebilir miyiz? Dünyada bu konuda
sicili kabarık Naomi Campbell ve Kate Moss gibilerinin yanı sıra
kürk karşıtı aktivist mankenler de var.
Mesela Elektra Kuznetsova “Çoğu için tek önemli şey para. Ne
yazık ki ahlaklı olmayan insanlar da var. Naomi gibi modeller
açgözlülükleri yüzünden üstlerine düşeni yapmadılar. Önceden
‘Kürk giyeceğime çıplak dolaşırım’ reklamlarında rol aldılar
çünkü o sırada bunu yapmak modaydı, yoksa hayvanları
önemsediklerinden değil” diyor.
Kate Moss’un da derdi para olmalı ki bir yandan kürk karşıtı bir
marka olan Topshop’a tasarım yaparken, diğer yandan kürk
kullanan markalara modellik yapıyor. Yani ikiyüzlü davranıyor.
Brezilyalı süper model Fernanda Tavares de bir kürk karşıtı.
“Modanın eğlenceli olması gerek ama kürk manto yapmak için
hayvanların boynunu kırarak veya elektrik şoku vererek
öldürmenin eğlenceli yanı yok” diyerek örnek oluyor. Bazı
mankenler ise birleşerek kürk giymelerini isteyen müşterilerine
tavır alıyor ve üzerlerinde hayvan cesetleri taşımama konusunda
birlik oluyor.
Yani 80’li, 90’lı yılların süper modelleri bu konuda zaaf
gösterirken yeni nesil meslektaşları daha bilinçli ve duyarlı
hareket ediyor.
Her yıl 50 milyondan fazla hayvanın kürkleri için öldürüldüğü
düşünülürse Şebnem Schaefer bile tek başına tavrını değiştirerek
durumun değişmesi için katkıda bulunabilir.
Para her şey değil.
Mudo’dan örnek davranış bekliyoruz
Geçtiğimiz
günlerde Kürke Hayır Platformu'nda birkaç kişi Mudo‘da kürklü
ürünler görüyor. Marka yetkililerine e-posta atarak kürk ürün
satmayı markaya yakıştıramadıklarını dile getiriyorlar. Platform
dışından birkaç kişi de bireysel olarak benzer e-postalar
atıyor. Mudo ertesi gün platforma olmasa da müşterileri olduğunu
tahmin ettikleri diğer kişilere yanıt veriyor ve artık kürk
satışı yapmayacaklarını belirtiyor. Ancak hemen değil,
ellerindeki stoku erittikten sonra: “Derhal bir toplantı
organize edilmiş, bir daha kürklü ürünleri satmama kararı
alınmıştır. Mevcut stok bitirilecek ve Mudo olarak bir daha kürk
ve kürklü ürün mağazalarımızda satılmayacaktır.”
Bir-iki ay içinde stok bitince Mudo’nun kürkle ilişkisi
kesilecek gibi görünüyor. Ama geçen yıl da aynı şeyin yaşandığı
ve Mudo’nun elindeki stokları bitirdikten sonra “kürk ve kürklü
ürünleri mağazalarında satmayacağına” söz verdiği düşünüldüğünde
insan “Nasıl bir stoksa, bir türlü erimiyor” diye düşünmeden
edemiyor.
Kürke Hayır Platformu, kürk için özel bir etiket üretiyor ve bu
etiketi kürk kullanmayacağını belirten mağazalara yapıştırıyor.
Böylece müşteriler mağazaya girmeden önce bilgilenmiş oluyor.
Mudo’nun tavrı burada önemli. Bu konuda öncü olursa diğer
mağazalara ve markalara da örnek olmuş olur.
Artık Türkiye’de de kürk konusunda daha hassas olmanın vakti
geldi de geçiyor.
Melis Alphan /
Milliyet |