|
Milliyet Gazetesi' nden Melis Alphan' ın
Vitrinler Kansız Olsun projemizle ilgili haberi
*Sabah Gazetesi, Kürke
Hayır Platformu Sloganını Arıyor Haberi
*Çocukları
kürk vahşetine ortak etmeyin
*400'ün
üzerinde aktivist, Londra'da kürk karşıtı yürüyüş yaptı
*Fok Kürküne İthalat
Yasağı!
*Kedi ve Köpek Kürkü
Vahşeti : En İyi Dostlarımız Kürkleri İçin Kaynar Suya Atılıyor!
*Kanada fok
endüstrisi ithalat yasakları nedeniyle krizle karşı karşıya
*Çin'deki kürk vahşetine dev protesto
*Kürke hayır' eylemi
*Olimpiyatı bırak hayvanlara bak
*Çin
başbakanı ABD'de protesto edildi
*Peta'dan 'koyunlara
işkence'ye çıplak protesto
*Beyoğlu'nda 'Benetton'
boykotu
*Bild: Bulgaristan'da köpek derisinden palto
yapıyorlar
*Burberry'den Çin'e Boykot
*Fok avı kuralları gözden geçirilecek
*Kedi ve Köpek Kürkü Avrupa’da Yasaklanacak mı?
|
Çin'deki kürk vahşetine dev protesto
13 Şubat Salı günü tüm dünya, en büyük kürk üreticisi Çin Halk
Cumhuriyeti'ne karşı 'Kürke Hayır' eylemleri yapacak. İstanbul
ve Ankara'daki hayvan severler de protesto için harekete geçmiş
durumda.
Küçücük, paslı kafeslerin içinde yerden yere vurulan kediler ve
köpekler... Kafalarına vurularak öldürülüp, derileri yüzülüyor.
Çin'de kürkleri için vahşice öldürülen hayvanların internette
yayınlanan görüntüleri, tüm dünyada hayvan severleri ayağa
kaldırmaya devam ediyor. Bu yıl yine 13 Şubat saat 15.00'te
dünyayla eş zamanlı olarak Türkiye'de de eylemler
gerçekleştirilecek. İstanbul'da Tarabya'daki Çin Konsolosluğu,
Ankara'da ise Gaziosmanpaşa'daki Çin Büyükelçiliği önünde
buluşacak olan hayvan severler bu işkencenin bitmesi için bir
kez daha tepkilerini ortaya koyacak.
Türkiye'deki eylemleri organize eden platformlardan biri olan
'Kürke Hayır', yaptığı açıklamada şunları söylüyor: "Çin, bugün
dünyanın en büyük kürk üreticisi ve işleyicisi konumunda. Ülkede
üretilen kürkün yaklaşık yüzde 30'u yaban hayvanlarından, geri
kalanıysa kürk çiftliklerindeki kafeslerde tutulan hayvanlardan
elde ediliyor. Ayrıca Çin'de hayvan hakları konusunda hiçbir
yasal düzenleme yok. Çin'de kürkü için tilki, rakun köpeği,
tavşan ve mink yetiştirilirken; kedi ve köpekler üzerine kurulu
bir kürk sektörü de varlığını sürdürmekte. Uluslararası kürk
tüccarları ve moda tasarımcıları Çin'den kürk alıyorlar çünkü iş
gücü çok ucuz ve hayvanları korumaya yönelik hiçbir yasal
düzenleme yok. İşkencelere maruz kalan, canlı canlı derileri
yüzülen bu hayvanların kürklerini satın almaktan kaçınmak için,
kürk manto kullanmamak da yeterli olmuyor. Çünkü anahtarlıktan,
terliğe, mağazalarda satılan oyuncaklara kadar pek çok üründe
kedi ve köpeklerin kürkü kullanılıyor." Bilgi için:
www.antifur.org
www.kurkehayir.gen.tr
NESLİHAN TUNÇ
/ Sabah Gazetesi

Kürke hayır' eylemi
Hayvanların kürk için öldürülmesini protesto
gerekçesiyle Çin Halk Cumhuriyeti'nin İstanbul Başkonsolosluğu
önünde eylem yapıldı.
''Kürke Hayır
Platformu'' ve ''Hayvan Hakları Türkiye Aktif Güç Birliği
Platformu'' üyesi oldukları belirtilen bir grup, Tarabya'daki
başkonsolosluk binası önüne ellerinde hayvanların kürk için
öldürülmesini protesto eden pankartlarla geldi. Burada yapılan
açıklamada, Çin'de hayvan hakları konusunda hiç bir yasal
düzenlemenin olmadığı savunularak ''Çin Hükümeti, ucuz kürk üretimi
adına, diğer ülkelerle kıyaslanmayacak bir vahşete göz yummaktadır''
denildi.
Kürkün bir ihtiyaç
değil, lüks olduğu ifade edilen açıklamada, tüm dünyaya ''kürk
vahşetinden vazgeçilmesi'' çağrısında bulunuldu. Eyleme destek veren
sanatçı Leman Sam, ''Kürk giyen herkesin içinde bir miktar katil
ruhu taşıdığını düşünüyorum'' dedi. Açıklamanın ardından sessiz
oturma eylemi yapan grup, daha sonra olaysız dağıldı.
Haber 7

Olimpiyatı bırak hayvanlara bak
İstanbullu hayvan severler, 2008 olimpiyatlarına ev sahipliğine
hazırlanan dünyanın en büyük kurk üreticisi olan Cin`i, hayvanlara
işkence yapıldığı gerekçesiyle protesto etti. Eylemciler, `kürkten
vazgeçelim` çağrısı yaptı
2008 olimpiyatlarına hazırlanan Cin`i İstanbullu hayvan severler
protesto etti. Cin`in İstanbul Konsolosluğu önünde oturma eylemi
yapan `Kürke Hayır Platformu` üyelerine hayvan hakları savunucusu
Süsen Erkut ve sanatçı Leman Sam da destek verdi.
Grup adına açıklama yapan Cem Erinç, Cin`de kurk üretimi için
hayvanlara işkence yapıldığını, diri diri derilerinin yüzüldüğünü,
uluslararası tüccarların uygulanan vahşeti bildiklerini ve tepkiden
çekindikleri için de ürünleri sahte etiket ile pazarladıklarını
söyledi. Hayvanların vahşi kapitalizmin kurbanı olduğunu belirten
Erinç, bu vahşetin son bulması için modacılar ile tüketicilerin
kürkten vazgeçmeleri çağrısı yaptı.
Eyleme sanatçılardan daha çok katilim beklediğini ancak hayal
kırıklığına uğradığını belirten Leman Sam `Bizler bazı insanlara
giyim ve hareketlerimizle örnek oluyoruz. Kurk giymek bence katliam
yapmak kadar kotu. İnsanların bu konuda daha duyarlı olması gerekir`
diye konuştu. Grup daha sonra olaysız bir şekilde dağıldı. MESUT ER
2007-02-14
04:45:06
Star

Çin
başbakanı ABD'de protesto edildi
Çin Başbakanı Hu Jintao'nun Amerikalı Yetkililerle Beyaz Saray'da
düzenleyeceği görüşme esnasında In Defense of Animals (IDA) ve
People for the Ethical Treatment of Animals (PETA) üyeleri dışarıda
bir gösteri düzenledi. Göstericiler, Çin'de Kürk Üretimi için kedi
ve köpeklerin
canlı canlı yüzüldüğünü kanıtlayan videoyu yayınlayarak liderlere
kürk endüstrisi için kullanılan hayvanların koşullarının
iyileştirilmesi
çağrısında bulundu.
Çin Kürk Endüstrisi konusunda yapılan gizli araştırmalar, tel
kafeslerde tutulan binlerce kedi ve köpeğin kürkleri için boğularak
ve elektrik
akımı verilerek öldürüldüklerini ortaya çıkardı. Görgü tanıkları
hayvanların canlı canlı yüzüldükten sonra diğer katledilmiş
hayvanların
yanına atıldıklarını belgeledi. Bazı hayvanların yüzüldükten 10
dakika sonra bile canlı oldukları belirtildi. Kürk Çiftliklerinde
yapılan
araştırmalar, kedi ve köpeklerin kafaları yere vurularak ya da
kafalarına sopayla vurularak sersemletildikten sonra canlı canlı
yüzüldüklerini ortaya çıkardı. Hayvanların bilincinin yüzülme
esnasında ve sonrasında bile tamamen yerinde olduğu belirtildi.
In Defense of Animals (IDA) sözcüsü Kristie Phelps yaptığı
açıklamada "Bütün dünyanın ilgisinin 2008'de Beijing şehrinde
yapılacak Olimpiyat
Oyunları sebebiyle Çin'in üzerinde olduğu bugünlerde umuyoruz ki
Çin, dünyadan gelen tepkileri dikkate alarak kürk üretiminde daha az
acı
veren yöntemleri uygular." diye konuştu.
Sir Paul McCartney'in ilgili videoyu izledikten sonra asla Çin'de
konser vermeyeceğini açıklamasından sonra Çin'de hayvanların
kürkleri için
katledilmeleri bütün dünyanın tepkisini çekmişti. McCartney, BBC'ye
"Eski çağlardaki işkenceleri andıran bir uygulama. İnsan olmanın
bütün
kurallarına aykırı." açıklamasında bulunmuştu.
Videoyu aşağıdaki sitelerden indirebilir, konu ile ilgili ayrıntılı
bilgi alabilirsiniz:
www.FurKills.org.
www.kurkehayir.gen.tr
www.haykod.org
PS: Yazıyı çevirirken olduğu gibi bıraktım, ancak IDA'ya
katılmadığımız husus kürk üretiminde insani yöntemler falan değil,
tamamen durdurulması. Bu iki Sivil Toplum Örgütü de bunu istiyorlar
ancak bu piyasadan talep geldikçe mümkün olmadığından kötünün
iyisine razı olmaya çalışıyorlar. Bu noktada kürk tüketiminin
düşmesi gerekiyor. Bu da bilgilendirme ile mümkün.
Çeviri:Ezgi AKTAŞ

Peta'dan 'koyunlara işkence'ye çıplak
protesto
[Sesonline]
İSTANBUL- Merkezi ABD'de bulunan PETA üyeleri (People For The
Ethical Treatment of Animals /Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele
Edenler Derneği)Avustralya'da koyunlara işkence yapıldığını
belirterek, bu ülkenin İstanbul Başkonsolosluğu önünde çıplak
protesto eylemi yaptı.
Avustralya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'nun çalışmalarını
yürüttüğü Dolmabahçe'deki Ritz Carlton Oteli'nin önünde toplanan
2'si kadın 3 Avustralyalı dernek üyesi, hayvanlara yapılan işkence
nedeniyle çıplak eylem gerçekleştirdi.
Hayvanlara yapılan
işkenceye dikkati çekmek amacıyla vücutlarına kırmızı boya sürerek,
Avustralya bayrağı çizen ve yüzlerine koyun maskesi takan dernek
üyeleri, ''Avustralya Kuzuları Sakatlamaya Son Ver'' ve
''Avustralya Kuzulara İşkenceyi Durdur'' yazılı pankartlar açtı.
Çıplak protestoculara 2'si kadın 3 Türk PETA üyesi de destek verdi.
PETA Gönüllüsü Elif Erkaya, yaptığı açıklamada, Avustralya'da
çiftçilerin hiçbir anestezi uygulamadan merinos koyunlarını sinek
larvalarından korumak ve nitelikli yün elde etmek amacıyla vahşice
kuyruklarını kestiklerini söyledi.
Bu işlem yapılırken
koyunların bacak ve kafalarına kelepçeler takıldığını belirten
Erkaya, şöyle devam etti:
''Hayvanlara herhangi bir ilaç
verilmediği için de daha sonra enfeksiyon kapıp acı çekiyorlar. Bu
yöntem bir çözüm değil. Daha önce bunun durdurulması için PETA
tarafından bir kampanya başlatılmıştı. Bu kampanya sonucu anlaşma
sağlandı. Ancak bu anlaşmaya yün endüstrisi tekrar uymaması
nedeniyle örgüt yeniden eyleme başladı. Bu eylem de onların bir
parçası olacak.''
Eylemci Alexander Schwinger de
Avustralya'da koyunlara yapılan işkenceye dikkati çekmek ve bu
konuda Türk kamuoyunu bilgilendirmek için İstanbul'a geldiklerini
belirtti. PETA benzeri eylemleri dünyanın çeşitli kentlerinde
tekrarlıyor.

Beyoğlu'nda 'Benetton' boykotu
[Sesonline] İSTANBUL-Dünyanın en büyük hayvan hakları örgütü olan ve
renkli eylemleri ile tanınan PETA (People For The Ethical Treatment
of Animals / Hayvanlara Etik Muamele İçin Mücadele Edenler Birliği),
Benetton'a karşı dünya genelinde yürüttükleri boykot kapsamında
İstanbul, Beyoğlu'ndaki Benetton mağazası önünde protesto gösterisi
düzenledi.
Benetton'un Avustralya yünü kullandığını ve Avustralya'da
yünlerinden faydalanılan koyunların kuyruklarının 'mulesing' denilen
bir yöntemle anestezi yapılmadan canlı canlı kesildiğini ifade eden
PETA gönüllüleri, Benetton'u Avustralya yünü kullanmamaya,
tüketicileri de Benetton'dan alış-veriş yapmamaya çağırdılar.
Neden 'mulesing' yöntemi?
Eyleme, PETA Türkiye
gönüllülerinin yanı sıra, kampanya sorumlusu Jodi Buckley de
katıldı. Kuyruğu kesilen bir koyunu temsilen, koyun kostümü giymiş
bir eylemcinin de katıldığı boykot sırasında konuşan Buckley,
Avustralyalı koyun üreticilerinin neden böyle bir yönteme
başvurdukları hakkında bilgi verilerek, ''Üreticiler, bu yöntemin
yetiştirdikleri koyunların buruşuk olan kuyruk derilerinde kurtçuk
oluşmasını önlemek için yapıldığını söylüyorlar. Ama üreticiler daha
dayanıklı cinslerin seçilmesi ya da gelişmiş çiftlik yönetim
uygulamaları gibi daha insani çözümler kullanmak yerine, 'mulesing'
denilen bu barbarca, acı verici prosedürü uyguluyorlar'' diye
konuştu. 'Mulesing' yöntemiyle kuyrukları adeta oyularak kesilen
koyunların çoğu zaman hastalandıklarını da ifade eden Buckley, ''Bu
durumdaki koyunlar da canlı canlı gemilere bindiriliyor ve Ortadoğu
ve Afrika ülkelerine kesime gönderiliyor'' dedi.
Benetton'dan açıklama
Öte yandan PETA'nın eylemi üzerine
Benetton Grup adına yapılan yazılı açıklamada, Avustralya'dan yünü
tedarik ettikleri kişilerden konuyla ilgili bir açıklama yapmalarını
istediklerini belirterek, Avustralya'dan gelen cevapta ''Kullanılan
tüm Avustralya yünleri 'mulesing' yöntemiyle elde edilmektedir. Bir
tedavi yöntemi olan 'mulesing', sanıldığının aksine milyonlarca
koyunun ölmesine engel olmaktadır'' ifadelerinin yer aldığı
belirtildi.
Murat KARATAŞ

Bild: Bulgaristan'da köpek derisinden palto
yapıyorlar
Alman
Bild gazetesi, Bulgaristan'da "tüyler ürpertici" diye
nitelendirdiği 'köpek derisi fabrikası' hakkında bir
haber yayımladı.
"Köpek derisinden palto yapıyorlar" başlıklı
haberde, "Avrupa'nın merkezinde, Sofya'da, bu tüyler
ürpertici fabrikada, etikette 'Kore kurdu'
olduğu yazsa da, palto üretiminde canlı sokak köpeklerinin
derileri yüzülüyor" deniliyor.
Bir süre önce Alman ARD televizyonu da
Sofya'daki sahipsiz köpekleri konu alan bir röportaj
yayınlamıştı.
Bild gazetesinde yayınlanan tüyler ürpertici
fotoğrafların, Avrupa'ya has olmayan bir acımasızlığı yansıttığı
belirtiliyor. Fotoğraflardan bazılarında derisi soyulmuş zor
ayakta duran bir köpek ve üretiminde 14 köpeğin ölmesi gerektiği
belirtilen 190 Euro'luk bir deri palto görülüyor.
Yılda binlerce köpeğin yakalanarak derilerinin yüzüldüğünü yazan
gazete, bunların cesetlerinin ise kozmetikte, hatta hayvanlar
için gıda üretiminde kullanıldığını vurguluyor. Haberde,
"Bu tükenmeyen ücretsiz hammadde, Sofya sokaklarında geziyor ve
köpeklerin kanundışı yollarla kullanılması gibi olaylar
gelişiyor. Bu şekilde "eğer isteselerdi Bulgarlar bu sorunu
çözerlerdi." sorusuna da dolaylı bir cevap verilmiş oluyor"
deniliyor.
Avrupa Parlamentosu Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi
Milletvekili Markus Ferber, Bulgaristan'ın
diğer AB üyesi ülkelere göre, hem zihniyet, hem de hayvanların
haklarını koruma konusunda çok geride kaldığını söylüyor. Ancak
Ferber, 2008 yılında Brüksel'in, hayvanlara
karşı davranışlarını medenileştirmesi konusunda Bulgaristan'ı
zorlayacağını umduğunu söylüyor.

Burberry'den Çin'e Boykot
THE DAILY NEWS (NEW YORK) İngiliz Modaevi Burberry 13 Nisan'da
Çin'den ithal edilmiş hiçbir kürkü tasarımlarında kullanmayacağını
açıkladı. Karar, bir hayvan hakları savunucusu ve vegan olan Heather
Mills Carter tarafından Burberry yönetimine Çin'de derileri canlı
canlı yüzülen rakun köpeklerinin videosunu izlettirdikten sonra
alındı.
ABD İnsanî Muamele Derneği (HSUS)Başkan Yardımcısı Michael Markarian
konu ile ilgili memnuniyetini "Burberry'i Çin'den kürk alımını
durdurarak gösterdiği insani duyarlılık için takdir ediyoruz."
sözleri ile belirtti ve ekledi "Çin'deki Kürk Üretimi şu ana kadar
olan
yöntemlerin en vahşi ve barbar olanıdır. Umuyoruz ki diğer
modaevleri de Burberry'nin bu tavrını izlerler."
HSUS'un açıklaması üzerine Burberry firması sözcüsü " Çin'de kürk
üretimi esnasında hayvanlara uygulanan vahşete şahit olduk. Bu
yöntemlerle üretilmiş ve kaynağı Çin'den gelen kürklerin
kullanımının durdurulması yönünde hemen harekete geçtik." Burberry
Modaevi'nin 5 kıtada mağazaları bulunuyor, Amerika'da 32, Çin'de ise
28 mağazası hizmet veriyor.
Çin'den gelen Rakun Köpeği kürkleri çoğunlukla ceketlerin
yakalarındaki süslemelerde ve diğer giyim eşyalarında kullanılıyor.
Burrbery'nin Sonbahar Koleksiyonu'nda tilki kürkünden yapılmış
tasarımların bulunması göze çarpmıştı.
Çeviri:Ezgi AKTAŞ

Kanadalı Yetkililer, Doğu Kıyılarındaki
Geleneksel Fok Avı'nın kurallarını yeniden gözden geçirecek
Yazan: CHRIS MORRIS
(CP) St.Lawrance Körfezi, Quebec ve Newfoundland'da fok avcıları ve
fok avına karsı olanlar arasında suren mücadelede yavru fokların
kürkleri için katledilmesine karşı olanlarla fok avını önemli bir
gelir kaynağı olarak görenler arasındaki tansiyon gittikçe
yükseliyor.
Eski
Beatle üyesi Paul Mc Cartney ve Fransız oyuncu Brigitte Bardot'un
bölgeyi ziyareti hayvan hakları aktivistlerinin fok avının
durdurulmasına yönelik geniş katılımlı protestolar düzenleyeceğinin
sinyallerini veriyor.
Fok avcıların bölgedeki protestoculara yönelik şiddetli tutumları
sabırları taşırıyor. Avcılar zaman zaman gazeteci ve protestocular
tarafından kullanılan şişme botları patlatıyor veya gözcülere
fokların bağırsaklarını fırlatıyorlar.
Pekcok ülkenin vahşetin farkına vararak
Kanada'yı Deniz ürünleri boykotuyla tehdit etmesi
Kanada
Balıkçılık Dairesi yetkililerinin fok avının kurallarını yeniden
düzenleme kararı almasında etkili oldu. Bu düzenlemeler en basta fok
avı gözlemcileri için yeni kısıtlamalar getirecek.
Kanada Balıkçılık Dairesi
sözcüsü Harry Yatman " Avcılar protestocuların av bölgesinde
bulunmasından ve kendilerine yakin olmalarından endişe duyuyor."
açıklaması ile yeni kurallar dahilinde protestocuların ve
gözlemcilerin avcılara en fazla 10 metre uzaklığa kadar
yaklaşabileceklerini belirtti.
"Avcılar protestocuların karışıklık yarattığına inanıyor. Bu durumda
biz de gelecekteki protestolar için yeni önlemler almak
durumundayız."
Sunu belirtmekte fayda var ki ne
Kanada
Hükümeti ne de avcılar hayvan hakları aktivistlerinin gittikçe artan
eylemlerine rağmen fok avı konusunda geri adim atmış değil.
Newfoundland's Northeast Sealers Co-operative Başkanı ve ayni
zamanda eski bir fok avcısı olan Mark Small fok kurku fiyatlarının
bu yıl için birim basına $105' a yükselecek olmasının avcılar
arasında sevinçle karşılandığını belirtti. Small, ortalama 1000 adet
fok derisi getiren bir avcının cebinde sezon bittiğinde $100,000'dan
fazla para kalacağını da ekledi.
Small ayrıca Atlantikli balıkçıların yakındığı yüksek benzin
fiyatlarının ve tekneler üzerindeki yüksek vergi oranlarının da yeni
düzenlemelerle çözüleceğini söyledi.
Buna ek olarak Morina avcılığına turun yok olması nedeniyle
getirilen kota azaltımları fok avının ekonomik önemini önemli ölçüde
arttırıyor. Small bu durumu " Balıkçılık sektöründe parlak bir
noktada bulunuyoruz." sözleriyle açıklıyor. "Bu spor için yapılan
bir avlanma değil. Ekonominin temelini oluşturan ve gün geçtikçe
önemi artan bir avlanma."
Fok avına karsı olan Humane Society of the United States ( ABD
İnsanî Muamele Derneği) sözcüsü Rebecca Aldworth tarafından yapılan
açıklamada fok katliamına karşı olan protestocuların da geri adim
atmadığı belirtildi.
Fok
katliamının sağladığı ekonomik değere karşılık Hayvan hakları
Grupları iki cepheye odaklanmış durumdalar: Uluslararası pazar ve
yasal mücadele.
Aldworth "Fok kurku kullanan yerleri kapatmaya uğraşıyoruz." dedi ve
ekledi " Bazı Avrupa ülkelerinin fok kurkunu yasaklamaları bir
basaridir. Bu ürünler kendilerine pazar buldukça avcılar gelir elde
etmek adına fokları öldürmeye devam edecekler." Aldworth ayrıca
hayvan hakları savunucularının dikkatlerinin Rusya ve Cin'deki kurk
pazarlarına yöneldiğini de belirtti. Aldworth, yavru fokların
vahşice öldürülmesinin videolarını çekerek dünyanın deniz
memelilerine yönelik en büyük katliamını bütün dünyaya
duyuracaklarını ve av karşıtlarının mücadelelerini
Kanada
Hükümeti'ne karsı yasal platformda da sürdüreceklerini açıkladı.
Aldworth, gecen ay körfezde gözlem kurallarını ihlal ettiği
gerekçesi ile tutuklanan 7 kişiden biriydi. Henüz dava sonuçlanmadı
ancak Federal Balıkçılık Dairesi'nden Roger Simon, önümüzdeki
haftalarda kararın açıklanacağını belirtti. Adworth ise HSUS'un
Ottawa'daki Federal mahkemeye giderek kendisinin ve diğer tutuklanan
kişilerin gözlem izinlerinin iptalini öngören kararını
araştıracağını bildirdi.
Aldworth "Bizim av sahasında bulunmamız çok önemli." açıklamasında
bulundu, "Eğer ki önümüzdeki yıllarda fok avı devam edecekse biz
bunu belgelemek adına orada bulunacağız ve
Kanada
Hükümeti gözlemcilere izin vermek zorunda. Onlarla mahkemede
savaşacağız ve yasal belgeleme hakkimizi kazanacağız." Alworth
sözlerine " Fok avcılarının ve kızgın protestocuların karsılaşmaları
sonucunda çıkan olaylar nedeniyle protestocular fok avı için ciddi
bir tehdit olarak görülmektedir. Bize gore bu durum fok karşıtı
kampanyanın basarili olduğunun kanıtıdır." diye devam etti.
Bu yıl av tümüyle sona ermeyecek. Küçük bir av teknesi, hala
Newfoundland ve Labrador yolunda ve kotu hava şartları fok
avcılarının bu senenin kotası olan 325.000 foka ulaşmalarını
engelliyor. St.Lawrance körfezindeki avcılar kotalarının üstüne
çıkabilmişken Newfondland ve Labrador ise izin verilen kotanın da
altında kalacak gibi gözüküyor.
Kaynak:http://cnews.canoe.ca/CNEWS/Canada/2006/04/23/1547113-cp.html
Çeviri:Ezgi AKTAŞ

Kedi ve Köpek Kürkü Avrupa’da Yasaklanacak mı?
Birkaç yıl önce Çin'de
gizli kamerayla çekilen bir film elden ele dolaşmaya başladı. Film, kürkleri
için vahşice ve daha canlıyken ödlürülen kedi ve köpeklerin görüntülerini
içermekteydi. Bu vahşet, dünyanın her yerinden milyonlarca insanın tepkisini
çekti ve dünya çapında protestolar başladı. Pekçok eylem yapıldı ve binlerce
dilekçeyle ilgililerin dikkati bu vahşete çekilmeye çalışıldı.
Humane Society of the US, her yıl tahmini iki milyondan fazla kedi ve
köpeğin kürkleri için canlı canlı katledildiğini açıkladı.
Yetkililer, kedi ve köpek kürklerinin yanıltıcı etiketler altında
pazarlandığına ve elbiselerde, çocuk oyuncaklarında, çantalarda, eldiven ve
şapkalarda kullanıldığına dikkat çekti.
Benim bu vahşete dur demek için çalışmamın üç nedeni var. Birincisi,
bu kürklerin üretiminin vahşi bir katliam olması. İkincisi, kedi ve köpek
kürkünün tamamiyle gereksiz ürünler olması. Bu ürünlere alternatif olarak
kullanılabilecek sentetik malzemeler mevcut. Sonuncusu ise yanlış
etiketlerle tüketicilerin yanıltılması.
Kimileri Asya'da bu işle geçimlerini sağlayan insanların gelirlerinin
düşeceği gerekçesiyle Avrupa Birliği'nin bu ürünleri yasaklamasına karşı
çıkabilir. Ancak, bu kanlı ticaretin etik olmadığı düşünülürse bu gelir
kaybı gözardı edilebilir. Kedi ve köpek kürkünün dünyada yasaklanması,
işkencecilerin işsiz kalmasına neden olacak olsa da bu vahşetin
durdurulmasının olumlu yönleri çok daha fazla olacaktır.
Kimileri bu kürklerin yasaklanmasını tıpta eklem ağrılarını dindirmek için
kullanıldığı gerekçesiyle itiraz edebilir. Bu iddialar hiçbir bilimsel
temele dayanmamaktadır. Bu nedenle, Amerika ve Avrupa'da kedi ve köpek
kürkünün bütünüyle yasaklanması, dünyanın geri kalanı için iyi bir örnek
teşkil edecek ve sayısız kedi ve köpeğin hayatı kurtulacaktır.
Amerika'da kedi ve köpek kürkü ticareti 2002 yılında yasaklanmıştır. Ancak,
Avrupa pazarıda bu ürünler hala yarım milyar kişi tarafından
talep edilmekte ve tüketilmektedir.Bu nedenle Avrupa Birliği kedi ve köpek
ticaretinin durdurulması için derhal harekete geçmelidir. Bu nedenle, Avrupa
Birliği'nin geçtiğimiz yıl kedi ve köpek kürkü ticaretini Avrupa Birliği'ne
üye ülkelerde yasaklanmasını öngören yasa tasarısı beni ziyadesyle mutlu
etmiştir.
Avrupa Parlamentosu
kararını Haziran ayı içerisinde açıklayacak ve eğer kedi ve köpek kürkü
ticaretini yasaklayan yasa onaylanırsa Avrupa Birliği üyesi 27 ülkede en
geç 2008 yazından itibaren uygulanmaya başlanacak.
Ancak yasa tasarısı içerdiği yasal boşluklar ve
eksiklikler nedeniyle şu andaki haliyle kabul edilirse yeterince caydırıcı
olamayacak. Yasa tasarısındaki "kedi ve köpekler kürkü için
yetiştirilmeyecek* " ya da "kürk bireysel kullanım için ithal ya da ihraç
edilebilecek" gibi istisnalar yasanın ihlal edilmesine olanak sağlayacak.
Çevirenin Notu:
* Kürk
üreticileri için "kedi ve köpekler kürkleri için yetiştirilmeyecek"
maddesi caydırıcı olmayacak, zira üreticiler kürkü için hayvan
yetiştirmenin maliyetine katlanmak yerine çevre ülkelerden gemilerle
getirtmeyi tercih ediyor ya da sokaklardan ve hatta evlerden sağlıyor.
Yasanın bu haliyle kabul edilmemesi için hayvan hakları dernek ve
organizasyonları uluslararası çapta çaba harcıyor.
Yazan: Eva-Britt Svensson, İsveç
Avrupa Parlamentosu ve Yeşil Parti üyesi, aynı zamanda kedi ve köpek
kürkünün yasaklanmasına dair rapordan sorumlu.
Kaynak: http://www.neurope.eu/view_news.php?id=74903
Çeviren: Ezgi AKTAŞ

|